Kayıtlar

İstanbul etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

54 Yıllık Bir Progresif Rock Hikayesi - Jethro Tull İstanbul'daydı

Resim
Hayatımda ilk gittiğim büyük konserdir Jethro Tull'un meşhur İzmir Efes Antik Tiyatro'da verdiği konser. O konserle beraber sahne performansı nedir, bir Rock konseri nasıl bir şeydir, neden Rock müziği başka bir dünyanın kapılarını açar gibi daha 20'li yaşlarına bile gelmemiş biri olarak aklıma bile gelmemiş bir çok sorunun kanlı canlı cevabını bulmuştum. O konserden sonra bir çok konser seyrettim, bir çok farklı performans gördüm ve dinledim ama 1991'in 15 Temmuz gecesi izlediğim gibisine çok az rastladım. Daha sonra bir çok kez izleme şansım oldu Jethro Tull'ı. Ian Anderson'da Türkiye seyircisini sevmiş olmalı ki daha sonra bir çok kez geldi Türkiye'ye. Hem Jethro Tull ile hem kendi adıyla bir çok performans sergiledi. Ben en son 2004'deki Harbiye konserinde izleyebilmiştim, 2008'deki 40.Yıl kutlama turu içinde geldiği zaman ise kaçırmıştım. Açıkçası arada geçen zaman, Martin Barre ile yolları ayırması ve artık Jethro Tull'un bittiğine dair açı...

Progresif Bir Çöl Rüzgarı

Resim
... ya da Camel'in İstanbul Çıkartması. ( NOT: Bu yazı aslında 2018'in Ocak ya da Şubatında yazılmalıydı ama ha bugün yazacağım, ha yarın yazacağım derken bugüne kadar yazılamadı. Bu 2018'den beri bekleyen konser yazılarının ilki. Bir tane daha var. O da yerini alacak blog'da. Bu kadar zaman geçtikten sonra neden mi yazdım? Yazmazsam olmazdı da ondan. ) Bu ülkede progresif rock dinleyicisinin gayet sağlam olduğunu ne zaman fark ettin diye sorsalar kesinlikle Camel konserinin duyurulduğu gün derim. Bu ülkeye bir çok büyük rock grubu ya da insanı geldi ve konser verdi geçtiğimiz 20-25 yıl içerisinde. Page&Plant (ki Led Zeppelin'den kalan tek bakiyedir kendisi), Deep Puple, Metallica, Guns'n Roses, Scorpions, Eric Clapton (hem de Steve Windwood ile), Mark Knopfler, Manowar, Megadeth, Accept, Judas Priest, Iron Maiden, Roger Waters'ın The Wall'ı, Dio, Uriah Heep, Neil Young,Rolling Stones, Dylan ve daha niceleri. Rock dünyasının temelini atanla...

Uriah Heep ile İstanbul'da Bir Gece... Ya da Hard Rock Tarihiyle Bir Gece....

Resim
9 Şubat günü tüm gün saha ekipleri ile birlikte ev ev gezmeden önce ekiplerin ziyaret planlamalarının son hallerini kontrol ederken her zamana yaptığım gibi güne Twitter'da bir merhaba şarkısı paylaşarak başlamıştım; Uriah Heep'in Shadow 'unu. İşte o paylaşımdan dakikalar sonra gelen bir cevapla günün rengi değişiverdi. Paylaştığım şarkıyı görenlerden biri bana Uriah Heep'in Türkiye'ye gelecek olduğunu söylüyordu. O ana kadar duymamıştım geleceklerini. Özellikle son ekonomik durum, kurlar vs. nedeni ile bu yıl ülkeye pek fazla yabancı grubun geleceğine ihtimal vermediğimden konser programlarını da eskisi kadar sıkı takip etmiyordum zaten. O yüzden bu haber beni biraz da şaşırtmıştı. Bu tür durumlarda artık herkesin "bir bilen"i olan Google Dede Hazreteleri'ne " Uriah Heep İstanbul " diye yazıp arattığım anda ise daha büyük bir şaşkınlık yaşayacağımı hiç tahmin etmemiştim. Konser yarındı! O günkü iş curcunası içinde biletler bir çırpıda ...

"Siz İsteyin Biz Çalalım"ın En Global Hali... Metallica By Request

Resim
Dünyanın herhangi bir yerinde Rock müzik hele hele Heavy Metal dinliyorum diyen birinin mutlaka bir Metallica anısı vardır. Ben ilk dinlediğim zamanı gayet iyi hatırlıyorum. Türkiye'de basılı albüm bulmanın hayal olduğu, topu topu 6-7 basılı albüm olduğu zamanlar. O yıllarda Dire Straits, Pink Floyd, Deep Purple, Led Zeppelin, Sabbath, Maiden gibi hard rock ağırlıklı ve sayısı pek de fazla olmayan grubu yeni yeni tanıyoruz. Diğer taraftan Punk diye bir şeyin olduğunu az çok duymuşuz. Bir iki Sex Pistols parçası öğrenmişiz. Sex Pistols'un anarşist tavrı ile hard rock'un ağır abi halleri arasında gidip geliyoruz. Metallica Master of Puppets'ı çıkarmış ve bir şekilde kaydedildiği bir kaset elime geçmiş. Kaseti walkman'a taktım ve bir anda daha önce hiç duymadığım, tanımadığım yeni ve her yerinden yer altı kokan, sert bir "şey"le karşılaşmıştım. Sözler, müzik her şey yeni ve el yordamı hissettiğimiz bir isyanın en saf ve sert haliydi o an benim için. O güne ka...