Kayıtlar

Gün

Kalktın. Gözlerin yarı açık, ezbere bildiğin tuvalete giderek musluğu açtın. Ellerini bir kepçe gibi suyun altına tutup musluktan akmaya başlamış olan suyu yüzüne çarptın. Bir daha. Bir daha. Evet, iyi gelmeye başladı. Dün gece gördüğün tüm renkli rüyaları, karanlık kabusları, bilmeden yaşadığın tüm sevinç, korku, aşk ve nefretleri yüzüne vurduğun suyla akıttığın çapaklarını akıtırken akıttığını düşünüyorsun. Gözlerin hala açılmamak için direniyor ancak kendini biraz da olsun ferahlamış, ayılmış hissediyorsun. Biraz daha su. Biraz daha... Bu kadar suyun yeterli olduğuna karar veriyorsun. Bir elinle musluğu kapatırken diğer elinle, gözlerini açmadan, yüzünden ve ellerinden sular süzülürken lavabonun yanında asılı olan havluya uzanıyorsun. Tüm hareketlerin düşüncenden ve bilincinden önde. Elin havada kalıp havluyu bulamayıncaya kadar her şey otomatik. Havada savurduğun elin havluya değmediği her an bilincin hareketlerini yakalamaya başlıyor. Elini suda boğulan birisi gibi canhıraş savurm...

Bay Yavaş El "Ben Daha Ölmedim" Derken

Resim
Müzik tarihinin 1960'lardan bugüne kadar içinde olan kaç kişi kaldı? Lemmy, Paul Kartner, David Bowie öldü. Pink Floyd son albümünü çıkardı ve Pink Floyd olarak ömrünü tamamladı. Paul McCartney, Dylan, Rolling Stones'dan Keith Richards ve Mick Jagger, Jeff Beck dışında o prehistorik dönemlerden bugüne kalan pek kimse kalmadı. Eh bir de o dönemi dönüştüren Deep Purple, Black Sabbath, Zeppelin'den Page ve Plant gibi gruplar ve şahsiyetler var. Müzik artık o zamanlardaki gibi yapılmıyor. O zamanlarda yapılan müziğin de eskisi gibi alıcısı yok zaten. Yine de bu eski tüfekler yeni bir şeyler yaptıklarında ortaya etkileyici şeyler çıkıyor. 2015 sonbaharında Keith Richards çok güzel bir albüm patlatmıştı. Dylan'da bu hafta yeni albümünü çıkardı. Bu eski topraklardan bir diğeri de yine Dylan gibi 20 Mayıs'da son albümünü çıkarttı. Kim mi?  Eric " Mr. Slowhand " Clapton. ( Albüm kapağını yapan da meşhur İngiliz ressam Sir Peter Blake ) Evet, Clapton 20 Mayı...

Reis ve Rakı

Denizin karaya benzemediğini öğrendiğimde pek büyük sayılmazdım. Daha yatılılığımın ilk yılında öğrenmiştim bunu. Karadeniz'in azgın suları öğretmişti bana. Evci çıktığım evin akrabasıydı Hamdi Reis. Bir hafta sonu gelip "Balık mevsimi bitmeden bir balığa çıkalım Hüsnü." demişti Hüsnü Amca'ya. Hüsnü Amca, benim evci çıktığım evin sahibiydi. Her Karadenizli gibi karada yaşasa da aklı hep denizde bir adamdı. Ne zaman denize çıkası gelse de bir türlü karayı terk edemese kendine çay bardağında rakı koyar evin en diplerindeki klarnetini çıkartır üflerdi. O sayede Si bemol klarnette karadeniz ağıtlarının daha bir içli olduğunu öğrenmiştim daha 12 yaşımda. İşte o hafta sonu verilen kararla ilk kez çıktım denize. Hüsnü Amca'nın sıcaktan terlerken neden zorla çantama kışlık kazağı tıktığını ancak kara görünmez olunca anlayacaktım. Bir de yedek pantolonu tabii. "Deniz kara görünmeyince başlar." demişti Hamdi Reis, o gün tekneye binip açılmaya başladığımızda. Tip...

Dükkan

Gaipten gelen fikirlere yazılan hikayeler - 3 Zamanın askıya asılmış ve artık giyilmeyen babadan kalma eski bir palto gibi askıda durduğu öğleden sonralardan biriydi. Sonbaharın bulutların arasında saklambaç oynayan güneşin son bir gayretle, artık ısıtmaktan çok esen rüzgara refakat dışında gücü kalmamış ışıklarını camdan dükkana ulaştırıyordu. Sokağın serinliği ile eşlikçisi güneşin rehaveti arasında koltuğumda pineklerken kapıyı açıp içeriye girdi " Selamün Aleyküm. " diyerek. Simsiyah kaytan bıyıklarının gizleyeme çalıştığı yüzündeki çizgilere rağmen hemen 60'lı yaşlarda olduğu anlaşılıyordu. Tedirgindi. Her ne kadar gizlemeye çalışsa da, her halinden şehrin yabancısı olduğu anlaşılabilirdi. Kaykıldığım koltuğumda toparlanıp cevap verdim " Aleyküm selam. " Karşımdaki koltuğa buyur ettim. Oturdu. Ardından dünyanın en saçma sorusunu yönelttim ona: " Ne istemiştiniz? " Bir emlakçıdan insan ne isteyebilir ki? Bu dükkanın dünyaya kazık çakmayı başara...

Pink Floyd'dan Mistik Bir Elveda... The Endless River

Resim
Pink Floyd'un albüm çıkartması demek her zaman dünya müzik piyasasında olay olarak kabul edilir. Özellikle, 1980'lerin ortasında grubun Gilmour önderliğinde tekrar bir araya gelmesi ile Pink Floyd'un albüm çıkartması çok özel ve ince bir halkla ilişkiler çalışması ile de desteklenerek hep sektörel bir vaka haline geldi. Grubun 1994'den beri hiç yeni albüm kaydı yapmaması, Wright'ın 2008'deki ölümü, grup elemanlarının 94 sonrasında yoğunlaştıkları solo projeler nedeniyle yeni bir Pink Floyd albümü artık kimsenin aklına bile gelmiyordu. Gilmour'un eşinin yeni bir solo Gilmour albümü için söz yazdığını açıklaması ve Gilmour'un stüdyoya kapanması da yeni bir Pink Floyd albümüne dair bir ipucu içermiyordu. Ta ki, David Gilmour'un çıkıp yeni bir Pink Floyd albümü için hazırlandıklarını açıklayıncaya kadar. Gilmour, The Division Bell'i kayıtları sırasında elde kalan ve kullanılmamış olan Wright kayıtlarını kullanacaklarını ve albümün Richard Wrigh...

Aynadaki Akisin Ölümü

Gaipten gelen fikirlere yazılan hikayeler - 2 Odaya girdiğini ayağındaki yüksek topuklu terliklerin sesinden anladım. Ses, odanın kapısından yatağıma doğru yaklaştıkça ilerleyen karartı baş ucuma kadar gelince açtım gözlerimi. Gözlerimiz hiç büyümez biliyor musunuz? O yüzden küçülmezler de. Yattığım bu yatakta gittikçe küçülen ve artık hiç bir işe yaramayan bu vücutta hep eski günlerden kalan buruşuk bir fotoğraf gibi gözlerim. Kocaman ve geçmiş zamanlarımdan vücudumda kalan son iz. " Uyandırdım mı seni? " dedi en sevecen sesimle.  Arkasında kalan pencereden sızan gün ışığında üzerine giydiği yazlık ince kumaştan, askılı, beyaz üzerine iri kırmızı puantiyeli elbisemi ve beline taktığı kırmızı kemerimi görebiliyordum. Işık, eteğin kumaşı içinden geçerken uzun, düzgün ama zayıflıktan artık bir deri bir kemik kalmış bacaklarımın arasından süzülüyordu. Elimde tuttuğu serum torbasında kırılan ışık yüzünü görmemi engelliyordu. Bir kez gözlerimi açıp kapatarak yalan söyledim on...